Kişisel erdemler; bireyin hem kendisiyle hem de çevresiyle kurduğu ilişkide yol gösterici olan temel değerlerdir.
Dürüstlük, sorumluluk, sabır, öz disiplin ve merhamet gibi erdemler; çocukların sadece “iyi davranmasını” değil, neden iyi davrandığını anlamasını sağlar.
Değerler eğitimi, çocuklara ne yapmaları gerektiğini söylemekten çok, nasıl bir insan olmak istediklerini fark etmelerine alan açmaktır.
Çocuklarda Kişisel Erdemler Neden Önemlidir?
Çocukluk dönemi, karakter gelişiminin temellerinin atıldığı çok hassas bir süreçtir.
Bu dönemde kazanılan erdemler:
-
Çocuğun öz güvenini destekler
-
Duygularını tanımasına ve düzenlemesine yardımcı olur
-
Sosyal ilişkilerinde daha sağlıklı bağlar kurmasını sağlar
-
Sorumluluk alabilen, empati kurabilen bireyler yetişmesine katkı sunar
Erdemler, akademik başarıdan önce gelir; çünkü çocuk önce insan olmayı, sonra bilgiyle ilerlemeyi öğrenir.
Erdemler; çocuğun nasıl düşündüğünü, nasıl hissettiğini ve başkalarıyla nasıl ilişki kurduğunu şekillendirir. Akademik bilgi ise bu temelin üzerine inşa edilir. Temel sağlam değilse, bilgi kalıcı olmaz.
Bir çocuk;
-
sabretmeyi bilmiyorsa öğrenme sürecinde çabuk vazgeçer,
-
sorumluluk duygusu gelişmemişse ödevini bir zorunluluk olarak görür,
-
dürüstlük ve öz disiplin kazanmamışsa başarıyı kopya ya da kısa yollarla aramaya başlayabilir,
-
empati geliştirmemişse grup çalışmalarında ve sosyal ilişkilerde zorlanır.
Buna karşılık erdemleri gelişmiş bir çocuk;
-
hata yapmaktan korkmaz, çünkü denemenin öğrenmenin parçası olduğunu bilir,
-
öğrenme sürecine daha sabırlı ve istekli yaklaşır,
-
aldığı bilginin sorumluluğunu üstlenir,
-
bilgiyi sadece kendisi için değil, başkalarıyla paylaşmak için de kullanır.
Bu yüzden “önce insan olmak” demek;
duygularını tanıyabilen, sınır koyabilen, başkasının varlığını gözetebilen bir birey olabilmek demektir.
Akademik başarı ise bu insani zeminde anlam kazanır ve sürdürülebilir hale gelir.
Kısaca:
Erdemler yönü belirler, bilgi yolu doldurur.
Yönü olmayan bir yolculukta ne kadar hızlı gittiğimizin bir önemi yoktur.
Çocuklara Aktarılabilecek Temel Kişisel Erdemler
1. Sorumluluk
Sorumluluk, çocuğun yaptığı davranışların sonuçlarını fark etmesiyle gelişir.
Oyuncağını toplamak, verilen küçük görevleri tamamlamak gibi günlük pratikler sorumluluk duygusunun temelini oluşturur.
Sorumluluk, zorla yaptırılan bir görev değil; çocuğun “yapabilirim” duygusunu hissetmesidir.
2. Dürüstlük
Dürüstlük, ceza korkusuyla değil, güven ortamıyla gelişir.
Çocuk hata yaptığında yargılanmadığını hissettiğinde doğruyu söylemeye daha yatkın olur.
Ebeveynin burada rolü:
-
Hataları büyütmemek
-
Doğruyu söylediğinde çocuğu takdir etmek
-
Kendi davranışlarıyla dürüstlüğü modellemek
3. Sabır
Sabır, beklemeyi öğrenmekten çok hayal kırıklığıyla baş etmeyi öğrenmektir.
Her istediği anında karşılanan çocuk sabrı deneyimleyemez.
Günlük hayatta:
-
Sırada beklemek
-
Oyunun bitmesini beklemek
-
Bir süreci tamamlamak
gibi küçük deneyimler sabır gelişimi için çok değerlidir.
4. Öz Disiplin
Öz disiplin, dıştan kontrol edilen değil, içten gelen bir düzen oluşturabilmektir.
Bu da net ama şefkatli sınırlarla mümkündür.
Ekran süresi, uyku saatleri ve günlük rutinler; çocuğun kendini yönetmeyi öğrenmesi için önemli fırsatlardır.
5. Merhamet ve Empati
Merhamet, çocuğun hem kendisine hem başkalarına karşı nazik olabilmesidir.
Bir arkadaşının üzüntüsünü fark edebilmek, hayvanlara ve doğaya saygı duymak empati becerisini geliştirir.
Ebeveynin kullandığı dil burada çok etkilidir:
-
“Sence o an nasıl hissetmiş olabilir?”
-
“Bu durumda sen olsaydın ne isterdin?”
Ebeveynler Değerler Eğitiminde Nasıl Rol Model Olur?
Çocuklar söylenenleri değil, görünenleri öğrenir.
Bu nedenle değerler eğitiminin en güçlü aracı ebeveynin günlük hayattaki tutumudur.
-
Hata yaptığında özür dilemek
-
Zorlandığını kabul etmek
-
Sabırlı olmaya çalıştığını göstermek
çocuğa “erdemli olmanın kusursuz olmak değil, farkında olmak” olduğunu öğretir.
Erdemler Öğretilmez, Yaşanır
Kişisel erdemler bir ders konusu değil, bir yaşam pratiğidir.
Çocuklar erdemleri ezberleyerek değil, güvenli ilişkiler içinde deneyimleyerek öğrenir.
Amaç; mükemmel çocuklar yetiştirmek değil,
kendini tanıyan, duygularını anlayan ve başkalarına saygı duyan bireyler yetiştirmektir.



